Haber

Nüfu(s)- Nüfu(z) dinamiklerinin Çin versiyonu


Çin, 1800’ lü yılların ortasında ulaştığı beşyüz milyonluk nüfusundaki hızlı artış ile 1970’ lerin sonunda, dünyada bir milyar nüfusu geçen ilk ülke haline gelmiştir. Bu dönüm noktası ile adeta eş zamanlı olarak, 1979 yılından itibaren, ülkede; “her ailede tek çocuk” politikası uygulanmaya başlamıştır.

Burada dikkat çekilmesi gereken bir konu; tek çocuk politikasının kurucu lider Mao’nun 1976 yılındaki ölümünden sonra devreye girmiş olmasıdır. Kategorik olarak “Malthus Karşıtı” Marksist gelenek üzerinden; daha 1949 yılında  “yüksek nüfus sahibi olmayı ulusal-ideolojik hedef göstermiş” ve tüm dünyanın “sosyalistleştirilmiş nüfus ile kaim olacağı bir dünya düşleyen” Mao döneminde, tek çocuk politikasının zemin bulabilmesi uzak ihtimaldi. 1958 yılında, nüfus kontrolu’nu; “sağcı politika-duruş” olarak nitelendiren liderin Mao olduğunu, ilaveten not etmeliyiz. Bu çerçevede, ancak 1978 yılında, “nüfus problemi; en büyük sorunumuzdur!” deyişi ile yolu açan dönemin parti başkanı Hu Yaobang ve sonrasında Başbakan Yardımcısı Chen Muhua’nın sevk ve iradesinde, “nüfus kontrol-planlamasının; rasyonel planlı ekonominin vazgeçilmez parçası şeklinde kabul edilmesi duruşu” nun temelleri atılmıştır.

Bu çerçevede benimsenen hakim sloganın; “en iyisi tek çocuk!” olarak formüle edildiğini ve 2015 yılına kadar uygulandığını biliyoruz. Parti idaresinin otokratik disiplin ve totaliter yaklaşımları üzerinden yürütülen süreçte; “zorunlu kürtaj” dahil olmak üzere, uluslararası alanda eleştiri konusu edilen ve eleştiriye açık uygulamalar gündeme gelmiş, “tek çocuk hakkı’nın erkek bebeklerden yana kullanılması” yönündeki yaygın toplumsal tercih ve benzeri sebepler ile demografik cinsiyet dengesi  bozulmuştur. Evlilik çağındaki her yüzyirmi erkek için aynı kategorideki kadın nüfus, sadece yüz kişidir.

Keza, ülkede 2000 yılından bu yana Çin’de, “ortalama yaş” ın yedi yıl yükseldiğini ve bunun Amerika ve İngiltere’ deki yaşlanma hızı’ nın neredeyse üç katına ulaşacağını; 2030 itibarı ile “altmış yaşını aşkın nüfus oranı” bakımından ABD’ yi geride bırakacağını vurgulamalıyız. Ülkedeki doğurganlık oranları’ na bakıldığında, mevcut nüfusu korumak için dahi gerekli olan “kadın başına 2.1 seviyesi” nin altında bir rakamla (1.3) karşılaşılmaktadır. Dünyanın, an itibarıyla, en yüksek nüfusuna sahip ülkesinde geçen yıl gerçekleşen doğumların sayısı sadece oniki milyon ile sınırlı kalmıştır.

Gelinen noktada, pek çok Çinli aile için zorlayıcı modelin, “4-2-1” şeklinde ifade edilmesi mümkündür; dört kişilik büyükanne-büyükbabaya ilaveten iki ebeveynine tek geliriyle bakmak zorunda kalan tek çocuk’ lar!. Azalan aktif nüfus ile birlikte düşen üretim/tüketim gücü de, işin cabası olacaktır.

Yukarıda birkısımına işaret edilen demografik gelişme ve dinamikleri izleyen Çin yönetimi’ nin, 2015 yılında “her ailede iki çocuk” revizyonundan sadece beş yıl sonra “üç çocuk” kademesine geçmesi, oldukça hızlı tempoda sağlanmış, ancak, beklentilerin dışında kalmayan bir gelişme kategorisinde  değerlendirilmelidir.

Çin’in, yıllar boyu devam eden nüfus artışını sınırlayıcı politikalarının etkileri her kademe ve vadede ele alınıp değerlendirilmeye muhtaçtır; tüm dünya için olağanüstü zenginlikte bulgular sunmaktadır.

Ekonomide rekabetçi ve büyümeci momentler, ancak demografik seyir ile birlikte-senkronize biçimde sağlanabilir; kadim birikimi ile Çin, NÜFU(S) ile NÜFU(Z) dinamiklerini, belki de yeniden eşleştirme; bu kulvarda hızlı bir moment yakalama imkan ve yollarını aramaktadır.



İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
instagram takipçi hilesi organik takipçi satın al bayan takipçi satın al takipçi satın al instagram beğeni arttırma instagram takipçi satın al ege tülek takipçi satın al takipçi satın al Takipçi kasma hilesi Ücretsiz Video İndir porno izle takipçi satın al tarot fal baktır